Bildiğiniz İstanbul’un, Bilmediğiniz köşeleri…

Çoğu kişi yaşadığı kenti az tanır. Bunun kabul edilmesi güç de olsa anlaşılır bir nedeni vardır; Elindeki kâğıt parçasında 'Yarın oruç tutacağım' diye yazan Bektaşi'nin her sabah aynı kâğıdı okuyup 'Tamam yarın tutacağım' deyip tekrar cebine koyması gibi, 'İlk fırsatta görmediğim yerleri gezeceğim' tavrı... Fakat o ilk fırsat hiç gelmez.  Kendinize bir fırsat yaratıp Tvitamini  ile İstanbul’un bilmediğiniz köşelerini  yakından tanıyın.

İstanbul'un keşmekeşine koşturmacası ve tembelliğimiz de eklenince, bir türlü yaşadığımız bu kenti tanıma, soluğunu hissetme çabası gösteremez ve sürekli erteleriz. Acaba hangimiz bu alışkanlığa yeteri kadar karşı koyabiliyor ?

İstanbul son yıllarda belirgin biçimde 'nostaljik' bir konu haline geldi. Her tarafta eski İstanbul resimleri sergileyen galeriler, bu konuyla ilgili düzenlenen paneller, sempozyumlar ve hatta festivaller var. Artık hiçbir şeyin insanı doyuma ulaştırmadığı, adrenalin aşkıyla yapılan ekstrem sporların olimpiyatlarının düzenlendiği, klasik ve hafif müziğin rafa kaldırıldığı, tekno, rap, house tarzı müziklerin yeni nesli arkasından sürüklediği günümüzde en azından farkındalık duygusu yüksek toplumun bir kesimi eskiye dair her şeyi özler oldu.

Bu özlemle birlikte teknolojinin tüm canavarlarına karşı  eski plak satıcıları çoğalmakta ve taş plaklar elden ele dolaşmakta. Kimbilir belki de Leman dergisinin, iflah olmaz doğa ve 'mahalle' tutkusu ile tanıdığımız gözü daima yaşlı eski İstanbul beyefendisi, artık kaçınılmaz hale gelen bu nostalji ihtiyacını karşılaması için yaratılmıştır.

Doğal bir liman, kuruluşundan bu yana müthiş bir stratejik önem ve her dönem ticaretin başkenti özelliğine sahip olması, değişen İstanbul'un melankoliyle karışık nostaljik bir konu haline gelmesinin belki de en önemli sebebi.  Böylesine hızlı bir büyüme, kabul edilmesi güç bir değişim yaratıyor. Doğma büyüme İstanbullu olanları zaten bir kenara bırakıp  bu şehirde sadece 30 yıldır yaşayanlar bile her şeyden önce bu değişimin bilincine varmak  ve sindirmek durumunda kalıyor. Sorumsuzca yapılan tahribatlar ve vurdumduymaz bir mimari şekilsizlik dikkatleri kalandan çok kalmayana yöneltiyor. 40 - 50 yaş aralığındaki bir İstanbullunun doğduğu, çocukluğunu geçirdiği ev bugün yok. Her gün evden çıkarken gördüğümüz eski bir binanın duvarına hiç dikkat etmeyiz. Sonra bir gün o duvarın olmadığını anlar ve tuhaf bir duygu kaplar yüreğimizi. Ama yıkılmadan fark edememişizdir; tıpkı kaybetmeden değerini bilemediğimiz insanlar gibi.

Ama ne olursa olsun, ne kadar tahrip edilirse edilsin, kim hakkında ne söylerse söylesin, İstanbul’ un insanı içine çeken bir büyüsü, diğer kentlere oranla geceyle gündüz kadar farklı bir ışığı ve hala yeniden keşfedilmesi gereken tarafları var.

Bu anlamda Tvitamini, bakarken görebilmek, önünden geçerken farkedebilmek belki de kaybetmeden önce bir defa dokunabilmek amacıyla nostaljik İstanbul'da muhtelif  "kültür turları"  rotaları oluşturdu.  Bu turlar yurtdışından ülkemizi ziyarete gelen yabancı misafirlerimizin tercih ettiği bazı klasik turların tamamen dışında bir anlamda "özel ilgi odaklı kültür turları" olarak ve kendi insanımıza yönelik oluşturuldu.

Yalılar Hakkında

IMAGE Amucazade Hüseyin Bey Yalısı
Üslubu: Geçirdiği tamir ve değişikliklerle asli durumu ve üslubunu kaybetmiş durumda. Yapı Tarzı: Ahşap İnşa Tarihi: XVII.yüzyıl sonu (Sultan II.Mustafa devri) (1699) Yüzölçümü: Divanhane 115m2. YALININ TARİHÇESİ... Devamını Oku...
IMAGE Atmet Necip Bey (Marki) Yalısı
  Üslubu : Neo-Mauresque (Eklektik Kuzey Afrika üslubuna benzetilerek İslâmi bir dekorasyon görüntüsü arzusu). Yapı Tarzı : Ahşap / bağdadî İnşa tarihi : XIX.yüzyıl sonu Mimari : İtalyan Yüzölçümü : Arsası: 2.400 m2... Devamını Oku...
IMAGE Boğaziçi Yalıları’ na Genel Bakış
Lacivert suları gümüş dokunuşlarla işleyen ay ışığı... Usul kürekleriyle mehtabı uyandırmadan süzülen sandallar... Gece mavisine yeşil dualarla uzanan asırlık ağaçlar... Sahile akseden saz desenleriyle neşe dolan, zevke kanan... Devamını Oku...
IMAGE Ethem Pertev Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Ethem Pertev Bey Yalısı yüzyılımızın başında (1860) inşa edilmiş olmasına, arabesk ve artnouveau üslubuna rağmen, Boğaziçi posterlerinde baş köşede bulunur.. Bir adı da "Süslü Yalı" olan Ethem Pertev Bey... Devamını Oku...
IMAGE Halil Ethem Paşa Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Barok bir plan üzerine, duvarları ahşap neoklasik üslupta 19. yy ikinci yarısında inşa edilen Çubuklu dönemecindeki Halil Ethem Paşa Yalısı, Türk bilim/sanat hayatında yeri olan bir ailenin günümüze kadar... Devamını Oku...
IMAGE Hekimbaşı Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Anadoluhisarı' nda bulunan Hekimbası Salih Efendi Yalısı, ilk bina 18. yy. sonu, bugünkü bina ise 19. yy başlarında ahşap / bağdadi üslubunda olarak inşa edilmiştir. Hekimbaşı lakabıyla şöhret bulan Salih... Devamını Oku...
IMAGE Kont Ostrorog Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Kandilli Göksu caddesinde olan Kont Ostrorog Yalısı, 19. yy başında neo-klasik espri anlayışında inşa edilmiştir. İridal ve yaprak kabartmalı mermer kapıdan girilen yalının tarihçesi hakkında farklı görüşler... Devamını Oku...
IMAGE Rahmi Koç (Nuri Paşa) Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Art nouveau üslubu esintili, rengi, müştemilatları ve konumuyla, 1895 yılında inşa edilen ve varlıklı bir ailenin restore ettirdiği Boğaziçi'nin Anadolu yakasının dikkat çeken bu yalısının tarihteki mülkiyet... Devamını Oku...
IMAGE Sait Halim Paşa Yalısı
YALININ TARİHÇESİ Rıhtımındaki iki arslan heykelinden dolayı "Arslanlı Yalı" ismiyle de anılan Sait Halim Paşa Yalısı, neo-klasik tarzda 19. yy son çeyreğine aittir. Üslubuna uygun olarak, daha sakin dış görünüşüne karşın,... Devamını Oku...