|
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
7 Haziran - Cumartesi
ÜÇ DİN , BİR AYİN ... AYVANSARAY-FENER- BALAT |
| |
 |
| |

|
Fetihten sonra Patrikhane olarak hizmet veren ve camiye dönüştürülürken kilisenin apsis kısmı yıkılarak yerine kıble yönüne uygun bir mihrap yapılan Pamma Kristos Kilisesi yeni adıyla Fethiye Camii; Bilinmeyen yönleriyle Çarşamba semti ve Yavuz Sultan Selim Camii; Padişah Abdülmecit Mezarı ziyareti; Roma ve erken Bizans döneminden günümüze ulaşan nadide eserlerdenTekfur Sarayı; Heraklikus ve Leon |
Surları olarakda anılan İstanbul kara tarafı surlarıyla deniz tarafı surlarının birleştiği bölgede yer alan Ayvansaray; mimarisi ve üslubu olarak mimarının Sinan ekolünden geldiği görülen ama Sinan'ın kayıtlarında adına rastlanamayan Hacı İvaz Efendi Camii; Anemas Zindanları, Theotokos (Meryem) adına yapılmış olan Blakhernai kilise ve ayazması; Blakhernai Sarayının bir parçası olarak inşa edilen tarihi ve mimari özellikleriyle dünyada başka bir eşi olmayan Anemas Zindanları; kiliseden camiye dönüştürülmüş ve duvarındaki güneş saatiyle ünlü Hz. Cabir Cami; çok az insanın bildiği Musevi Hastanesi olan Orhaim Hastanesi; ilginç mimari özellikleri ve hikayeleriyle Balat Evleri; bir zamanlar Ortodoks Patrikhanesi olan Aya Dimitri Rum Kilisesi; eskinin ve günümüzün en özellikli çarşılarından biri olan Balat çıfıt çarşısı ve çevresi; Musevi cemaatinin önemli ibadet yerlerinden Ahrida Sinagogu; Yanbolu Sinagoğu; yine bir Mimar Sinan eseri olan Ferruh Kethuda Cami, ayazmasının dağıttığı şifayla ünlü Surp Hraş Dagabet Ermeni Kilisesi; musiki anlamında önemli eserlere imza atan Eflak-Boğdan Prensi Dimitri Kantemir'in Evi; 700 yıldır hizmet veren ve inanılmaz bir hikayesi olan Kanlı Meryem Kilisesi; kırmızı mektep adıyla da bilinen ve mimarisiyle dikkat çeken Rum Erkek Lisesi; portatif özelliğiyle ilginç bir hikayesi olan Bulgar Kilisesi, günümüzde bile ekümeniklik anlamında hala tartışmaları süren Fener Rum Patrikhanesi, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmeden önce gördüğü kötü muameleye zemin olan taşıyla ünlü Aya Yorgi Kilisesi; ilginç Rum, Yahudi evleri ve Sokakları.
|
Rehber: |
Serdar Arnas |
Buluşma Yeri ve Saati: |
Karaköy Kat Otoparkı altı Güllüoğlu Baklavacısı önü 09:00 |
Giyim Şifresi: |
Rahat kıyafetler ve rahat ayakkabılar, Dini mekanlar için Bayanlara başörtüsü, |
Beraberinizde: |
Kamera, Fotoğraf Makinesi ve Şapka |
Fiyat:
|
69 YTL |
Fiyata Dahil Olanlar
Buluşma noktasından bölgeye özel araçla transfer, bölge konusunda Dinler Tarihi, Bizans ve Osmanlı Tarihi konularında tam donanımlı kokartlı profesyonel rehberlik hizmeti, set mönü öğle yemeği ( içecekler ekstra ) , müze giriş ücretleri, kilise&camilere bırakılacak bahşişler, otopark ücretleri
|
|
|
 |
 |
 |
 |
|
Kültürün ve Tarihin Kucaklaştığı , Hoşgörünün En Güzel Yaşandığı Yer *
|
Aynı çamurlu sokaklarda büyümüş, farklı zamanlarda da olsa hemen hemen aynı okullarda okumuş, aynı evlerde
saçlarına aklar düşmüş insanlar bunlar. Keskin ama
yumuşak bakışları, ağırbaşlı gülüşleri, her an ayaklanmaya
hazır refleksleriyle birbirlerine benzeseler de
her biri farklı birer hazine. Konuşmaya başladıklarında,
hayat, aşk ve ölüm hakkında yani yeryüzündeki herşeye
dair şaşılacak kadar çok bilgileri olduğunu anlıyorsunuz.
` |
Balat´ın en görkemli ve müreffeh zamanlarını da görmüşler,
yoksulluğun diz boyu olduğu zifiri karanlık günlerini
de. Cumbalı evlerin mermer merdivenlerinin her sabah
gün doğarken arap sabunuyla yıkandığına da şahit olmuşlar,
sokaklarında çamur sellerinin aktığı günleri de.
|
 |
Yahudiler de komşuları olmuş, Süryaniler, Rumlar ve Ermeniler de. Ermeni kilisesinden ve onun yanındaki sinagogdan ilahi sesleri yükselirken, bitişiğindeki camide teraviyi kılmışlar. İbadet sona erince de Türk, Ermeni, Rum ve Yahudi gençleri Balat çarşısında toplanıp birbirlerine ``Allah kabul etsin'' demişler. Yani böylesi derin bir medeniyetin içinden gelmişler. Şeker bayramları geçmiş, Hamursuzlar, Paskalyalar ve yortular birbirini kovalamış.
|
`Öyle insanlar yaşar ki burada hayret
edersiniz. Dünyanın bütün kitaplarını okumuş bir insanla, Balat´ın sokaklarında büyümüş akıllı bir adam arasındaki tek fark: Birinin ellerinin biraz sigara dumanı, diğerinin ise kağıt kokmasıdır'
|
Kimisi Yul Brynner´in ``Paralı askerler'' filminde rol kesmiş, bazıları da Yılmaz Güney´in ``Balatlı Arif''inde figüran olmuş. Dertleri zevk edinince soluğu Agora meyhanesinde almış, Hristo´nun Bozcaada´dan getirdiği fıçı şarabının buğusunda dünyanın zorluklarını unutmuşlar. Ama ne olmuşsa olmuş o güzel günler bitivermiş. Önce ekalliyete mensup komşuları bir bir göçüp gitmiş başka ülkelere ya da başka semtlere, sonra da hali vakti yerinde olan Türkler çekilmiş.
Balat biraz Kudüs´ü, daha doğrusu eski İstanbul´u andırıyor. Camiyle kilise, sinagogla ayazma yanyana bulunuyor. Balat Derneği, başta camiler olmak üzere tüm tarihi ibadet mekanlarının restore edilerek İstanbul´a kazandırılması için bir program hazırlıyor. Programın ilk adımı olarak bugünlerde tüm camilerin bahçelerine güller dikilmeye başlanmış. Yakında tüm ibadet yerlerinin etrafı birer gülistana dönecek.
* Ersin Kalkan'ın Hürriyet Gazetesi İstanbul Ekinde yer alan Balat Milliyetçileri adlı makalesinden alınmıştır.
|
| |
| |
| |
|
| |
|
|
|