Boğaziçi

boaziin yeni resim

Bu sabah uyandığım zaman içimde güzel bir rüyanın keyfini duydum; zihnimde bir alaimisema açılmış gibiydi; peri masalı dinlemiş bir çocuk kafası nasıl renk, ışık, hayal ile dolu ise benim yaşlı başım da öyleydi, batan ve çıkan al güneşlerle, kayıp giden mor sularla, kucağında ay yüzdüren havuzlarla, silkindikçe yaprak yerine yıldız serpen ağaçlarla süslü idi.

 

Refik Halit Karay bir boğaziçi gezisi sonrası gördüğü rüyayı böyle anlatmış yazısında. Bendeniz böyle süslü laflar edemem ama geçtiğimiz pazar günü Murat Belge ile yaptığımız boğaz gezisi sonrası hissetiklerimi anlatabilmek için alıntı yaptım. Artık bir klasik haline gelen Murat Belge ile Boğaziçi gezileri yılda sadece bir kaç kez yapılabildiğinden uzun bir tatilden henüz gelmeme rağmen ne olur ne olmaz deyip bu seneki turumuzuda yapalım dedik. Murat Belge'nin de dediği gibi "Boğaziçi yaşayan bir organizma" her turunuzda değiştiğini , geliştiğini gözlemliyorsunuz.Gelişim diyorsam herzaman iyi anlamda değil , boğazın siluetini bozan yeni yapılaşmalara da rastlıyoruz .

"Eskiliğin en çok yaraştığı ve yeniliğin hiç de hoşlanmadığı yer Boğaziçidir. Orada çimento kalıbı modern inşaatı yasak edecek bir kanun maddesini bakalım hangi zevk ehli ve tabiat sahibi devlet adamımız başaracak... " diye sormuş Refik Halit . Üzülerek söylüyorum üstad bıraktığından buyana değişen birşey yok ne kanunlar ne kolluk kuvvetleri bir çare olabilmiş bu başıboşluğa. Murat Belge buna "Para kuvvetleri ile Kara Kuvvetlerinin savaşı" adını vermiş. Kazananı tahmin edersiniz.

Gezinin detaylarını katılmak isteyenler kızabilir düşüncesiyle anlatmayacağım ancak Murat Belge gibi bir gezginin ağzından boğaçini dinlemek ve tarihi solumak fırsatını kesinlikle kaçırmayın derim.

Sevgilerle Kalın ...

Recep DAYI