İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır.Boğazın
kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda,
grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin
pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar
öncesinde, insanların bu olağanüstü yeri neden
seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz.
|

|
Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar
arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden
yükselen 500'ü aşkın caminin silueti baş döndürücü
bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla
bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı
minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen,
dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni
ile "Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa'yı, Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.
|
Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde,
400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk
ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı
yer alır. Topkapı'da Çin Porselenleri koleksiyonunu,
altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları,
sultan kostümlerini, masallardakileri andıran
mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan
harem salonlarını görebilirsiniz.
Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur. Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.
İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı
labirent vari yapısıyla geçmişin hülyalı
günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken
bir yandan da modern dünyanın yepyeni
ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler,
bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri
ve süet giyim... Cazibesine kapılınca
en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce
dolaşabilirsiniz bu çarşıda.
Boğaz'da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları, Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz.
Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.
ÖNEMLİ YERLER ve SEMTLER
|