Bir Balatlı " Eli Şaul "

balatli1-1 Balat'ta doğup büyüyen, Yahudi asıllı Eli Şaul, "Balat'tan Batyam'a" adını verdiği anılarında, eski İstanbul'un en zengin yerleşim ve kültür merkezlerinden biri olarak bilinen Balat'tan şöyle bahseder: "1900-1950 senelerinde küçük bir Yahudi şehrinebenzerdi Balat.

Sıcak yaz akşamlarında Balat halkı, Türk'ü, Yahudi'si, Rum'u, Ermenisi hep Fener'e dökülürlerdi. Fener'e Balat'tan on dakikalık bir yürüyüşle gidilebilirdi. Sık sık yangınların olduğu Balat'ın bütün tulumbacıları Yahudi'ydi. Yahudiler ahalinin çoğunluğunu teşkil ederdi. On kadar sinagogları, yüzden fazla hahamları vardı. Doktorlar dişçiler hep Yahudi'ydi. Leblebiciler Sokağı'nda üç leblebici dışındaki diğer dükkanlar, Yahudilere aitti. Balat ikiye ayrılırdı: "Ariento Balat" (İç Balat) ve "Afuera Balat" (Dış Balat). Balat'tan Edirnekapı'ya doğru gittikçe, Türk aileleri görülebilirdi. Rumlar Balat'tan Fener'e doğru ana cadde ve iç sokaklarda yaşarlardı.

Birkaç Rum ailesi, Ayistrati Kilisesi etrafında, birkaçı da İç Balat'ta Yahudiler arasına yerleşmişti. Ermeni ahalisi ise, iki Ermeni kilisenin etrafında yaşardı. Acemlerin Balat'ta bazı aktar dükkanları vardı. Bulgar aileleri sütçülükle uğraşır, enfes kaymak yaparlardı. Balat'ta birkaç Arnavut ailesi de yaşardı. Sokak sokak dolaşıp sebze satarlardı. At ya da katır üzerine yerleştirdikleri küfelerde taşıdıkları sebzeleri, şarkı söyleyerek, bağırarak methederlerdi. Arnavutlar, kış sabahları sıcak ve salep aşure de satarlardı".