Fener - Balat

Kültürün ve Tarihin Kucaklaştığı , Hoşgörünün En Güzel Yaşandığı Yer

Aynı çamurlu sokaklarda büyümüş, farklı zamanlarda da olsa hemen hemen aynı okullarda okumuş, aynı evlerde saçlarına aklar düşmüş insanlar bunlar. Keskin ama yumuşak bakışları, ağırbaşlı gülüşleri, her an ayaklanmaya hazır refleksleriyle birbirlerine benzeseler de her biri farklı birer hazine. Konuşmaya başladıklarında, hayat, aşk ve ölüm hakkında yani yeryüzündeki herşeye dair şaşılacak kadar çok bilgileri olduğunu anlıyorsunuz. `

Balat´ın en görkemli ve müreffeh zamanlarını da görmüşler, yoksulluğun diz boyu olduğu zifiri karanlık günlerini de. Cumbalı evlerin mermer merdivenlerinin her sabah gün doğarken arap sabunuyla yıkandığına da şahit olmuşlar, sokaklarında çamur sellerinin aktığı günleri de.

Yahudiler de komşuları olmuş, Süryaniler, Rumlar ve Ermeniler de. Ermeni kilisesinden ve onun yanındaki sinagogdan ilahi sesleri yükselirken, bitişiğindeki camide teraviyi kılmışlar. İbadet sona erince de Türk, Ermeni, Rum ve Yahudi gençleri Balat çarşısında toplanıp birbirlerine ``Allah kabul etsin'' demişler. Yani böylesi derin bir medeniyetin içinden gelmişler. Şeker bayramları geçmiş, Hamursuzlar, Paskalyalar ve yortular birbirini kovalamış.

`Öyle insanlar yaşar ki burada hayret edersiniz. Dünyanın bütün kitaplarını okumuş bir insanla, Balat´ın sokaklarında büyümüş akıllı bir adam arasındaki tek fark: Birinin ellerinin biraz sigara dumanı, diğerinin ise kağıt kokmasıdır'

Kimisi Yul Brynner´in ``Paralı askerler'' filminde rol kesmiş, bazıları da Yılmaz Güney´in ``Balatlı Arif''inde figüran olmuş. Dertleri zevk edinince soluğu Agora meyhanesinde almış, Hristo´nun Bozcaada´dan getirdiği fıçı şarabının buğusunda dünyanın zorluklarını unutmuşlar. Ama ne olmuşsa olmuş o güzel günler bitivermiş. Önce ekalliyete mensup komşuları bir bir göçüp gitmiş başka ülkelere ya da başka semtlere, sonra da hali vakti yerinde olan Türkler çekilmiş.

Balat biraz Kudüs´ü, daha doğrusu eski İstanbul´u andırıyor. Camiyle kilise, sinagogla ayazma yanyana bulunuyor. Balat Derneği, başta camiler olmak üzere tüm tarihi ibadet mekanlarının restore edilerek İstanbul´a kazandırılması için bir program hazırlıyor. Programın ilk adımı olarak bugünlerde tüm camilerin bahçelerine güller dikilmeye başlanmış. Yakında tüm ibadet yerlerinin etrafı birer gülistana dönecek.

* Gazeteci Ersin Kalkan'ın Hürriyet Gazetesi İstanbul Ekinde yer alan Balat Milliyetçileri adlı makalesinden alınmıştır.