 |
 |
 |
MUDANYA TRİLYE APOLYONT CUMALIKIZIK
|
|
1.Gün Cumartesi
Eskihisar - Topçular feribotu kullanılarak yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra Yalova Kara Kilise, Gemlik Kurşunlu köyü ( Elegmi ), Aberkios Manastırı, Mudanya, Kumyaka ( Siği ) Baş Melekler Kilisesi ( Taksiharhis Kilisesi ), zeytinleri ve balıkları ile ünlü tarihi Trilye ( Zeytinbağı ), Fatih Camisi - Stefanos Kilisesi, Kemerli Kilise - Panagia Pantobassilissa Kilisesi, Taş Mektep, Zeytin Butiği, Tarihi sokaklar ve evler, Mudanya' ya dönüş ve konaklama.
2. Gün Pazar
Otelde kahvaltıdan sonra hareket ( 08:00 ), Mudanya Evleri, Tahir Paşa Konağı, Mudanya Mütarekesi Müze Evi, nostaljik bir balıkçı köyünü ( Gölyazı ) barındıran antik kalıntılarla dolu Apolyont ( Uluabat ) gölü, Cumalıkızık köyü, 700 yıllık geçmişe sahip Orhan Gazi' nin kurduğu fotoğraf cenneti olan Osmanlı köyünün tarihi evlerinin detaylı anlatımı, Osmanlı Müzesi ve akşam saatlerinde İstanbul' a varış. |
|

|
|
Buluşma Yeri ve Saati: |
Avrupa yakası Taksim AKM önü 07:30
Anadolu yakası Fenerbahçe stadı önü 08:00 |
|
Giyim Şifresi : |
Rahat kıyafetler ve rahat ayakkabılar, Dini mekanlar için Bayanlara başörtüsü ve Şapka |
|
Beraberinizde : |
Kamera, Fotoğraf Makinesi |
*** Turistik özel klimalı araç ile ulaşım, Özel belgeli Trilye Hotelde OK konaklama + Akşam Yemeği , müze-örenyeri giriş ücretleri, tüm bahşişler, TVİTAMİNİ uzman sanat tarihçisi rehberlik hizmeti fiyata dahildir.
*** Akşam yemeğinde alınacak ekstra içecekler, kişisel harcamalar ( telefon, minibar.), öğle yemeği ve KDV hariçtir.
|
|
|
 |
| |
|
|
|
 |
 |
| |
|
|
 |
* MUDANYA |
 |
Mudanya, milattan önce 1400'lere dayanan tarihi
ile, coğrafik özelliği sebebiyle yaşayan insanların
dikkat ve özenini çekmiş şirin bir sahil kentidir.
İlk adının MYRLEA olduğu bilinmekte ve ondan sonraki devrelerde devamlı işgale uğradığı, arkeolojik araştırmalarla saptanmış bulunmaktadır. Makedonya Hükümdarı 5. Filip (PHLIPOSS) tarafından istila edilen Myrlea'nın yıkılarak yerine, APAMEIA adı ile yeni bir şehir inşaa edilmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu da, işgale uğramış ve daha da imar edilerek MONTANIA adını aldığı saptanmıştır. Şimdiki adı olan MUDANYA'nın buradan geldiği sanılmaktadır.
Halim selim, soğukkanlı İsmet Paşa'nın (İnönü) dayanamayıp masaya yumruğu indirdiği yer ise Mütareke Binası. Bir yüzü denize dönük, beyaz badanalı ahşap yalı, 19. yüzyıl sonlarında Rus asıllı bir kereste tüccarı tarafından yaptırılmış. Mütareke Meydanı'yla iskele arasındaki sahil yolu balıkçı lokantaları, kebapçı ve çay bahçeleriyle dolu. Sıcak yaz günleri akşam saatlerinde de cıvıl cıvıl olan sahil yolunun bir ucundan bir zamanların tren istasyonu, Hotel Montania gözüküyor.
|
|
|
|
19. yüzyıl sonlarında Bursa-Mudanya bağlantısının demiryoluyla yapılmasına karar verilince, yapım çalışmalarına başlanıyor. Ama, 1892'de işletmeye açılan demiryolu hattı, ekonomik olmadığı gerekçesiyle 1953'te kapatılıyor.
|
|
Bugün yetmiş yaşında olanların hatırladığı kara tren,
o günlerin tatlı anılarıyla yüklü.1873'te Fransızlar
tarafından yaptırılan istasyon binası işte o günlerden
yadigâr. 1989'da neredeyse yıkılmak üzere olan binayı,
Bursalı işadamı Fahri Esgin restore ettirerek otel
yaptırmaya karar veriyor. O günlerin kendi halinde
Mudanyası için bu çılgınca bir fikir. Binanın aslına
uygun bir şekilde restore edilmesi tam 3.5 yıl sürüyor.
İstasyonda birbirlerine kavuşan belki de ayrılan yolcuların
sevinçleri, hüzünleri, umutlarıyla dolu olan bina,
geniş toplantı mekanlârı, yüzme havuzu ve denize bakan
odalarıyla günümüzde Mudanya'nın turizminde önemli
bir yere sahip.
|
|
Mudanya'dan Trilye'ye (Zeytinbağ) ve Siği (Kumyaka) köyüne giden yol, zeytin ağaçları ve tarlaların içinden geçiyor. Zeytincilik buranın halkı için önemli bir ekonomik etkinlik.
|
| |
|
 |
|