İçinde
bulunduğumuz bilgi teknolojileri çağında tüm teknolojik
gelişimlerin yanında tanıdık bir unsurun değeri
yükseliyor : İNSAN
Günümüz entelektüelleri tarafından bilginin tek
başına bir şey ifade etmediği var olan bilgiyi verimli
şekilde kullanabilen insanlarında en az bilgi kadar
önemli olduğu ifade ediliyor.
Bunun fark edilmesi tüm dev kuruluşların teknolojik
donanımlarının yanında; hatta ondan daha önemli
olarak insan faktörüne bakmalarını gerekli kıldı
ve en az teknolojik yatırım kadar insana yatırım
yapmaları gerektiğini anlamalarına da yardımcı oldu.
Böylece "ekip çalışması", "grup
uyumu", "çalışanların birbirine olan güveni",
"yardımlaşma" gibi başarının ön koşulu
olan kavramlar sadece söylenen ve duyulan sözler
olmaktan çıkıp hayatın içinde uygulanmaya başlandı
ve aktivitelerin doğası gereği günlük iş ortamında
yaşanamayacak yakınlaşmaların, bağlılıkların, güven
ve sevgi duygularının kendiliğinden oluşmaya başladığı
görüldü.
|